Pas gelmiyor ki gol atalım
YazarHüseyin Akın
KaynakMillî Gazete
Tarih18 Temmuz 2017
Süre2 dk okuma
Kapıyı üstümüze doğru açıp, dışarıya kapayarak konuşmanın sırası geldi sanırım. Lütfen biri kalkıp da “şuradan bir pencere açar mısınız?” falan demesin. Bütün dikkatimizi kendimizde toplayalım. Bize şu sıralar gereksiz bir özgüven değil, gerekli bir özeleştiri lazım. Evet, gayretliyiz, çalışkanız; lakin güçleri birleştirmeyi bilmiyoruz. Oyunda yerimizi alıyoruz almasına; ama doğru düzgün oyun kuramıyoruz. Topu ayağına geçiren herkes pas vermeden gol atmak istiyor.
Kalecilerimiz bile kaleden kaleye şahin uçurur gibi gol atma peşinde. Gol atmaya öyle alışmış durumdayız ki, karşı kaleye gol atmak da yetmiyor bu hırsı karşılamaya; birbirimizin kalesine gol atıyoruz. Attığımız golün kendi kalemiz olduğundan habersiziz. En çok mustarip olduğumuz şey, nefes darlığı. Meşguliyet ve kalabalık arasına sıkışmış nefesimizi bu darlıktan kurtarabilmek için olmadık çareler arıyoruz. Hayat bir seansa dönüşmüş durumda. İt pazarına kemik yağıyor.
Dinin umdelerini menfaatlerine yaklaştıran insanların yanılgısına dindarlık diyorlar. Menfaatlerden soyutlanmış bir dinin tekliflerine evet demeyi göze alamayan yığınlardan bahsediyorum. Menfaat adı verilen yeryüzünün en ilkel sapkın dinini kurtuluş yolu kabul etmiş insanlar üzerlerine edilecek ıslah duasına karşı bile zırh geliştirmişler. Dua yeniden şekillenmiş, menfaatlerinin heyecanıyla büzüşen dudaklarına uyarlı olarak. Daha çok et, daha fazla ekmek duası için âmine hazır açılır kapanır avuçlar görüyoruz.
Fatiha kapısını sımsıkı kendi üzerine kapayanlar var. Açtığımız televizyon kanalları yalan söylüyor, boş konuşup gevezelik ediyor. Çıkardığımız gazeteler ve dergiler günü kurtarmak, yarını kotarmak derdinde. Bütün medya organları gibi gazeteler de günümüzde hakikatin denetimli serbestliğe tabi tutulması için varlar. Sabit fikirli olmakla fikr-i sabite sahibi olmak birbirine karıştırılıyor. Sanki ilkelerini herkesten önce ayakları altında çiğneyen kişi en hoşgörülü ve de en uyumlu kişi gibi lanse ediliyor.
Her şey değişim yasalarına boyun eğmiş durumda. Dün ile bugün, köprüsü olmayan ve ortalarından azgın bir ırmak geçen iki beldedir şimdi. Dünün paçasıyla bugünün yakasını bir araya getirmek ne mümkün. Geçenler geçmiştir cancağazım, şimdi yeni bir güne sarılıp uyumak lazım. Tam da Hayyam’ın rubailerinden fırlamış, Mevlana’nın Mesnevisinden firar etmiş gibiyiz. Pas gelmiyor ki gol atalım.