Yılbaşı Hıristiyan âdetiyse, yıl ortası nedir?

Hüseyin Akın

Millî Gazete

29 Aralık 2015

3 dk okuma

YILBAŞI gecesini nasıl değerlendirelim Bırakın hindiler yaşasın. Hele çam devirmeye hiç gerek yok. Bir yaş daha yaşlandım oh ne güzel! diyenler hiç olmazsa bugün boy aynasına bakıp boylarının ölçüsünü alsınlar. Boy aynası da kâfi gelmiyorsa, o zaman iç aynasından temaşa etsinler hallerini. Sevgili dünya mensupları, ben de yarım asırdır sizin gibi bu gök kubbe ve bu yerküre üzerinde yaşıyorum. İnanın bana, her günün bir önceki ya da bir sonrakinden farkı olduğunu görmedim.

Ömür dediğimiz şey, aynı günü defalarca yaşamaktan başka bir şey değil. Yaratıcı bizim üzerimizdeki mühletini artırıyor sürekli. Sanki bir ricada bulunmuşuz da Azrail e (a.s) o da bizi kıramamış da son nefesimizi ertelemiş gibi bir şey yaşıyoruz senelerdir. Gelecek günler dünyayı tapulu malı gibi görenlerin olsun. Ben düne ve bugüne uyarlı yaşamayı seçtim kendime. Böyle yaşadığım zaman zaten geleceğimi oluşturmuş oluyorum. Gelecek diye bir şey var mı gerçekten Gelecek ne malum gelecek Siz bugününüzü geçmişinizle uzlaştırıp barıştırın yeter ki, nur topu gibi bir geleceğiniz olacaktır.

Yılbaşı hassasiyeti iki taraftan da göz yaşartıyor. Oh be bir yaş daha yaşadım! diyenler, o gece felekten bir gün çalmak istiyorlar. Felek dedikleri 365 gün daralan nefislerinden başkası değil. Yılbaşı bize uymaz diyenler ise meseleyi içki-kumar-eğlence teslisinin ötesine taşıyamıyorlar bir türlü. Bizi biz yapan değerlere sahip çıkmanın bir kültür ve medeniyet meselesi olduğu ne camilerde anlatılıyor ne de hoca efendilerin böyle bir yaklaşımı var.

Söz konusu adetler hayatımızın içerisine o kadar sokulmuş ki normal zamanlarda bundan ne rahatsız oluyoruz ne de bunun farkındayız. Demem o ki, yılbaşı gecesi eğlence cemaatinin müşterek kutlamaları, yıl ortasında münferiden ya da grup olarak yapıldığında neden bu hassasiyet gözetilmiyor İçki de kumar da, şans ve talih oyunları da hatta televizyon karşısında fındık fıstık yeme ritüeli de yıl içinde ve yıl ortasında rutin tekrarlanan şeyler arasındadır.

Şimdi ortaya bir soru fırlatıyorum: Hacım, senin çocuklarına ve ailene önerebileceğin bir eğlence zamanı ya da eğlenme biçimi var mı Türkiye de Müslüman ca yaşamayı kendine ilke edinmiş insanların günlük hayatın geniş koridorlarında gençler ve çocuklar için modern ve cahili eğlence şekillerine alternatif bir dinlence ve eğlence teklifi var mıdır Sanmıyorum. Şayet olmuş olsa muhafazakâr ailelerin çocuklarını dış uyarıcılara karşı eğitmekte zorlandıkları en zor süreçleri yaşıyor olmazdık.

Tanzimat tan bu yana bütün değişimler eğlence yoluyla toplumda yer bulmuştur. Eğlenen insan kendine servis edilen eğlence şekli üzerinde düşünmez, sadece keyfine bakar. Siz sadece çoluk çocuğunuzu ikaz eder, korumaya çalışır ve telkinde bulunursunuz. Bütün bu gayretleri küçümsemiyorum elbette. Ama hayata geçmiş bir negatif, hayat bulmamış, teoride kalmış pozitiften her zaman daha çok etkindir. Kitleleri bir kuşakta olmasa da bir sonraki kuşakta kendine çeker.

Televizyonunuzdan şikâyetçi misiniz Ya bilgisayarınızdan, internetinizden Alış veriş merkezleri sizden neler alıyor ve siz onlara gerçekte neler veriyorsunuz hiç düşündünüz ya da kendinize dert ettiniz mi Toplu konutlar, çok katlı site yaşantısı, gökdelenler acaba yerli ve milli hassasiyetlerimizin dışa yansıması mıdır ki kimsenin bu konuda sesi çıkmıyor Yılbaşı tepkisi yılbaşı kutlamaları gibi senelik bir ritüele dönüşmüştür. Bu yılbaşını bütün bunları düşünmeye vesile kılabiliriz pekâlâ.

Felekten çaldığımız günü kendisine iade ederek ve ömrümüzü bir sermaye bilerek. 2016 yılı güzelliklere ve hayırlara vesile olsun. Bu taze yıla ulaşamayan Müslüman yüreklere rahmet olsun.

Kaynak: milligazete.com.tr →

2015 yazılarının tamamı

Bütün yazı arşivi