İmam Hatip?ler Üzerine 10 Madde İle Yeniden Düşünmek

Hüseyin Akın

Millî Gazete

9 Şubat 2015

3 dk okuma

Şunu peşinen söyleyeyim: Bendeniz İmam Hatip lisesi mezunuyum. Okula gitmekle gitmemek arasında bocalayıp dururken kendimi bir anda İmam Hatip Lisesi nde buldum. İmam Hatip alışkanlıkları diyebileceğimiz birçok şeye alışamasam da parlak geçmeyen bir öğrencilik hayatı sonrası liseyi bitirdim. Okul dışı müfredatla beni tanıştırdığı için, hayatın yüzünü bana en net haliyle gösterdiği için, en önemlisi yedi yıllık yaşamsal tecrübeyle adeta lise içinde üniversite bitirmemi sağladığı için İmam Hatip te okumuş olmayı ömrümün en avantajlı safhalarından birisi olarak kabul ediyorum.

Bu okullar sayesinde Türkiye de ortaöğretime giden ve fakülte bitiren sayısında ciddi bir artış olmuştur. Yine bu okulların memleket için en büyük faydası kız çocuklarının okuma oranının yükselmesinde çok belirgin rol oynamış olmasıdır. İmam Hatip Liseleri resmi eğitime çekinceli bakan muhafazakâr kitle için alternatif olmuş ve yargılarını olumlu anlamda değiştirmiştir. Önündeki engeller kaldırılıp yüreklendiği zaman Anadolu çocuklarının ne büyük başarılar sağlayıp büyük işlerin üstesinden geleceğinin ispatı yine bu okullardır.

On yıllardır din kavgasına sahne olan bu topraklarda dinin sahih bir şekilde anlaşılmasında İmam Hatip kuşağının hatırı sayılır bir katkısı olduğu da inkâr edilemez. Bu maddeleri İmam Hatip ler lehine daha da çoğaltmak mümkün. Fakat biz de başkalarının düştüğü hataya düşmemek için güzellemeleri makul bir yerinde noktalayalım. Zira bir şeyi ne kadar tebcil ve takdis ederseniz onu o denli dokunulmaz kılmış olursunuz. Her iltifat cümlesi adeta bir zırha dönüşür.

İmam Hatip Liseleri üzerinde övgüden mütevellit sarhoşluktan başımızı kaldırıp da göremediğimiz durum tam da budur. O kadar haylazlık ve yaramazlığına rağmen evladına laf söylemeye kıyamayan ebeveyn gibiyiz. Oysa İmam Hatip Liseleri nin özellikle sayılarının katlanarak arttığı şu günlerde en çok muhtaç olduğu şey eleştiridir. Tekasür suresini derinlemesine okuyan ve çokluğun manipülasyonuna karşı hep dikkat ve teyakkuz halinde bulunması gereken bir ümmetin mensupları olarak nicelikten çok niteliğe yönelmemiz gerekmez mi Her köşe başında bir İmam Hatip okulunun olması sadece sorumluluk gerektiren bir sebeptir.

Bunun övünülecek bir tarafı olmaktan ziyade mesuliyetin ağırlığından dolayı uykuları kaçıracak, kaygılanacak bir tarafı vardır. Ne öğrettiğiniz, ne kadar öğrettiğiniz, en önemlisi nasıl öğrettiğiniz önemlidir. Yeni bin yılda İmam Hatip Ortaokulları ve Liseleri ile övünmeyi gerçekten hak edebilmemiz için sanırım şu 10 maddeyi hiçbir komplekse kapılmadan hazmedip gereğini yapmamız icap ediyor. Bir; Değişen zaman ve gelişen araç gereçlerle birlikte gençliğin de on yılda bir değiştiğini hesaba katıyorsak eğer İmam Hatip gençliğini neden bunun dışında tutuyoruz Sanki İmam Hatip gençleri zaman karşısında devinimsiz kımıltısız bir gençlikmiş gibi.

Dönüşmeden gelişmek İmam Hatip gençlerinin de serüvenine dâhildir. İki; İmam Hatip öğretmenleri içerisinde olağanüstü zinde beyin taşıyan, öğrencilerin dünyasında iz bırakanlar olduğu gibi, bilgilerini hiç güncellemeyen, coşkusuz, mesleki yorgunluk yaşayan öğretmenlerin sayısı daha fazladır. Bu okullarda öğretmenlik yapacakların eğitim psikolojisinin yanında din psikolojisi, mizah kültürü, teatral beceri, içtenlik bilgisi, müzik duyarlığı konusunda donanımlı olması şarttır.

Üç: Yoğunluklu Arapça öğretimi görmesine rağmen İmam Hatipler in mezun olduktan sonra vasat düzeyde Arapçayı konuşamamaları nasıl bir eğitimin maharet (!) ve marifeti(!)dir Yedi senede Arapça nın öğretilmezliği ve de öğrenilmezliğini ispat etmek için mi konulmuştur bu dersler Dört; Kur an ı anlayarak okumanın tecvit kaidelerini bilmek kadar değeri yok mudur ki İmam Hatip lerde neden bunun için bir çaba göremiyoruz Beş; İmam Hatip idarecilerinin ve meslekçi öğretmen kadrosunun belli bir süre normal liselerde görev yapıp sonra İmam Hatip lerde görevlendirilmesi Türkiye yi tanımak noktasında mukayese imkânı kazandıracaktır.

Altı; İmam Hatip lere alt ve orta sınıf ailelerin çocukları kadar zengin muhafazakâr ve üst sınıf ailelerin çocukları da teşvik edilmelidir. Özellikle din hizmeti verecek kişilerin zengin ailelerin zeki çocuklarından olması faydalı olacaktır. Yedi, Yoksul ve orta sınıf ailelerin çocukları tıp, eczacılık ve hukuk gibi dallara kanalize edilmelidir. Sekiz; Sınıf yönetimini beceremeyen bir öğretmenin okul ya da sair müdürlüklerin yönetimini becerme ihtimali çok zayıftır.

Bunun işaretlerini sıklıkla görüyoruz. Dokuz; İmam Hatip Liselerinin ismi değiştirilmelidir. Bu isim özellikle kız öğrenciler için hiçbir şey ifade etmemektedir. Kızlar imamlık yapamayacaklarına göre On; İmam Hatip lerin öneminin niteliğinden kaynaklandığını unutmadan bunu sağlayabilmek için öne sürülen iyi niyetli eleştirileri her zaman kazanç kabul etmek gerekir.

Kaynak: milligazete.com.tr →

2015 yazılarının tamamı

Bütün yazı arşivi