Pakdil usta haklı
YazarHüseyin Akın
KaynakMillî Gazete
Tarih12 Kasım 2015
Süre2 dk okuma
Muhafazakâr kesimde evrensel değeri ve kültürüne hizmeti olan çok sayıda yazar yok Yukarıdaki ifade 34. Uluslararası Kitap Fuarı Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu na ait. Bir de aşağıdaki satırları dikkatle ve hiçbir komplekse kapılmadan okuyalım lütfen: Maalesef dikkatimi çeken bir yazar veya mecmua yok. Halen bizim çağın yazarlığını aşan yazarlar göremiyorum. Aşamadılar, zira bir ideolojiye bağlanmadılar. Zanaat edebiyat dedikoduları yapıyorlar, zanaat, edebiyat icra etmiyorlar.
Yetişmiş vatandaşlar değiller, kültürsüzler. Okumadan yazmak istiyorlar. Bugünkü edebiyatçılar birbirlerinin aleyhinde konuşuyorlar bir sürü kez. Birbirlerinin kitaplarını hiç okumuyorlar. Bu satırlar tahmin edeceğiniz gibi Nuri Pakdil ustanın uzun süren sükûtunun ardından söylediği sözler. Deniz Kavukçuoğlu ile Nuri Pakdil ustayı değil mukayese etmek isimlerini bile yan yana getirmekten hayâ ederim. Neden mi Tam da Kavukçuoğlu nun sözünü ettiği evrensellik endişesinden dolayı.
Kavukçuoğlu, Pakdil ustanın ne evrenine yaklaşabilir ne de evrenselliğine. Kastım odur ki iki farklı dünyadan aynı noktaya yöneltilmiş iki farklı hoşnutsuzluk neyin nesidir, ortaya çıksın. Tüyap Kitap Fuarı Koordinatörünün ayrımcı yaklaşımına verilecek en güzel cevap muhafazakâr kimliğiyle fuara katılan yayınevlerinin fuardan çekilmeleri ve bundan sonra bu fuara toptan katılmamalarıdır. Tüyap Kitap Fuarı na alternatif ulaşım sorunu olmayan, merkez bir noktada çok daha ruhu olan bir fuar için kollar şimdiden sıvanabilir.
Gelelim Nuri Pakdil ustanın söylediklerine. Öncelikle bu sözlerin Pakdil in ağzından çıkması ayrı bir önem taşıyor. Kayırmacı, duygusal ve yanlı bir cevap verme kolaycılığına kaçmıyor Pakdil. Değer bilme ile değer üretmeyi aynı düzlemde ele alıyor. Sahih bir değerlendirmenin olabilmesi için ele aldığınız konu ya da kişinin değerler silsilesinde bir yeri olması gerektiği gibi, bir taraftan da değer üreten bir yanı da olması gerekir. Nuri Pakdil in günümüz edebiyatçılarına satır aralarında getirdiği eleştirileri şöyle sıralamak mümkün: Yeni bir şey söylememek, yerinde saymak, yerini sevmek, dünya görüşü ve ideal noksanlığı, yazdığında samimiyetsizlik, sanat ve edebiyat üretiminin sağlaması gereken sevinç ve sürurdan yoksunluk, kendini dedikoduya verme, okumadan Allah ne verdiyse yazma kolaycılığı, hazıra konuculuk, birbirlerine karşı ilgisizlik, sevgisizlik ve bunun sonucu olarak birbirlerinin yazdıklarını okumamak İsterseniz başınızı bulunduğunuz yerin aralığından uzatarak şöyle bir bakın Pakdil ustanın söylediklerinde bir gram abartı görebilir misiniz Hiç sanmıyorum.
Evet, kimse kimseyi okumuyor, çünkü kimse kimseyle ilgilenmiyor ve de sevmiyor. Din ve iman birliği de şair-yazarların birbirilerini sevmelerine çare olamıyor. Dergi editörleri, edebiyat takipçileri akşamleyin evlerine bir silahlı çatışmadan çıkmışçasına bir yorgunlukla dönüyorlar. Bir iç savaş tedirginliğidir uzaktan gelen kalp atışları. Deniz Kavukçuoğlu nun göremediği ile Nuri Pakdil ustanın gördüğünü bir araya getirip ikiyle çarpın, sonra da çıkan sayıyı dörde bölün mesele anlaşılacaktır.
Bakmayın herkesin şiirde, öyküde, romanda kendini Kaf dağında görmesine, herkes hakikati bir kenara fırlatmış, kendi vehmini yaşıyor. Egoların tavan yaptığı bir yerde kimse ürettiği ürünün asli değerini kavrayamayacağı gibi, müşterek bir bütünün parçası olmak gibi bir işlevi de yerine getiremez. Şapkamızı önümüze alıp düşünme zamanı hâlâ gelmedi mi Şapka mı yok Hay Allah!