Son iyi şeyler
YazarHüseyin Akın
KaynakMillî Gazete
Tarih4 Mayıs 2016
Süre3 dk okuma
Bu başlığı sevgili Ahmet Kekeç in efsane öykü kitabından ödünç olarak aldım. Bir süre kullanıp, iyi şeylerin ardı arkası gelmeye başlayınca tekrar geri vereceğim. Aynı adla çok zamandır aylık söyleşi programları yaptığımı da bilenler bilir. Kötü haberlere saplanıp kalmasak ne çok iyi şeylerin var olduğunu görmekte zorlanmayacağız. Şayet burası dünya ise-ki öyledir- kötülükler gibi iyiliklerin de sonu gelmeyecektir. O halde apansız kapımıza gelen iyi şeylere ve iyiliklere hazır olalım.
İşte benim en karamsar günlerim de bile teğet geçmeyip yakalayabildiklerim: Hâlâ İstanbul un erguvan ağaçlarını muhafaza etmek için mesaisini veren, insanları duyarlığa davet eden İstanbul a sevdalı yürekler var. Üstelik erguvanın derneğini de kurup erguvan severleri bir araya toplamışlar. Bu çok iyi bir şey ve iyiliğin dünyaya egemen olması için bu işlerin başında erguvanı başlangıç noktası kabul eden biri var: Hüseyin Emiroğlu. Butimar önce sevgili Kaan Murat Yanık ın romanına ad oldu.
Çok sevilmiş olmalı ki kısa sürede birbiriyle ilgisiz birçok yerde bu isme rastladım. Bir süre önce aynı isimle bir dergi çıkarma niyeti olduğunu söyleyince Şeyma Subaşı na bu niyetinden yol yakınken dönmesini söylemiştim. Fakat o kadar kararlıydı ki Şeyma benim sözümü dinlemeye mecali bile yoktu. Kafasına koyduğunu gerçekleştirdi. Şeyma gayet de güzel bir şey çıkarmıştı ortaya. Azmin önüne hiçbir şeyin geçemeyeceğinin ispatı oldu Butimar dergisi örneği.
Üstelik dergide Mustafa Kutlu ile çok samimi-sıcak bir söyleşi gerçekleştirilmiş. Son iyi şeylere Şeyma Subaşı katkısını unutmayacağız. Milli Eğitim in hiç ihmale gelmeyecek zamanlarda yaşıyoruz. Örgün eğitimin örülmemiş yerlerini ehline verip vakit geçmeden ördürmek lazımdır. Mesele sadece derslik ve dershane meselesi değil. Sorun çok daha derinlerde. Bunu idrak eden eğitim yöneticileri var çok şükür. Milli Eğitim Müdürleri içerisinde kırtasiye işleri arasında kaybolmamış çok örnek isim gösterebiliriz.
Beşiktaş Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı, Kağıthane Milli Eğitim Müdürü Muhammed Çayır, Beykoz Milli Eğitim Müdürü Kazım Bozbay, Şişli Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür ve Eyüp Milli Eğitim Müdürü Murat Öğütçü aklıma ilk gelenlerden. Bu isimlerin eğitim camiamız için taze kan olduğunu kimse inkâr edemez. İyi örnekler tepeden başlar mucibince bu iyilik salgının ülke sathını kuşatması tek dileğimiz. TYB İstanbul Şubesi, Eyüp Sultan Belediyesi ve Eyüp Milli Eğitim in paydaşlık ve katkılarıyla düzenlenen Necip Fazıl Günleri kapsamında üstadı anmak ve anlamak konulu panel ve konferansların mimarı Eyüp Milli Eğitim Müdürü Murat Öğütçü yü, şube müdürü Ekrem Aytar ı ve Eyüp Kültür Müdürü Davut Akgül ü ayrıca anmalıyız.
Murat Öğütçü gerçekten meselesi olan bir müdür. Bunu koltuğunda oturarak değil gerektiğinde koşarak, işi bizzat takip etmekte gösterdiği ciddiyetiyle ortaya koyuyor. Hem diriliş hem de büyük doğu esprisini hakkıyla kavradığı etkinlikler karşısında gözlerinin parlamasından bile anlaşılabiliyor. Bu parıltı ve coşku bir yerlerde bir şeylerin iyi gittiğinin delili olsa gerektir. Çok İmam Hatip Lisesi gördüm. Hepsinde kendime, çocukluğuma, gençliğime rastladım.
Lakin en çok öğrenciliğimi özlediğim okul Şişli Süleyman Şah Anadolu İmam Hatip Lisesi oldu. Öğretmeni, öğrencisi, idarecisi ve hizmetlisi ile harika bir kompozisyon oluşturmuş bu okul. Okul müdürü Samet bey gençlerin dünyasına müdrik. Ben bu kadar çok şiir seven öğrenciyi bir arada ilk kez gördüm. Daha ne olsun. İyi şeylerin sonu gelmez, bunu ispat et deseler bu okulu gösterirdim. D.Mehmet Doğan ın en çok hangi yönünü seversin Diye sorsalar hemen çalışkanlığını derim ve bunu iki kez söylerim.
Çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor. Sustuklarını konuşan, konuştuklarını düşünen, düşündüklerini yazan ve yazdıklarını yaşayan bir yazar Mehmet Doğan. Son kitabı İki Yol Açıcı: Nurettin Topçu ve Necip Fazıl üzerine. Yapılmayan bir şeyi yapmış Doğan ve yıldızları fazla barışmayan bu iki cins beyni birlikte değerlendirmiş. Her ikisinin de hakkını hakkıyla vererek başarmış bunu. Çatıştırmanın kısır gürültüsünden medet umanlar gibi yapmamış okuyucunun zihninde uzlaştırmayı denemiş bu iki şahsiyeti.
İyi de yapmış. Umudumuzu artıranlara selam olsun.