ŞİİRİN ÖTE YÜZÜ: İNTERNETTE ŞİİR VE ŞAİR
GörüşmeciTülay Kale
KaynakBuruciye, sayı 7, 24 Temmuz 2009
Yıl2009
Sayfa117–119
Tülay Kale: Elektronik ortamdaki edebiyat ile matbu dergilerdeki edebiyat arasında nasıl bir etkileşim var?
Hüseyin Akın: Elektronik ortamdaki edebiyat dergileri az da olsa matbu dergilere kan taşır. Bu ortamlar daha kolay yayın imkânı sağladığından yazarlık hevesi taşıyan kişilerin tüm aksamını olmasa da kafasını göstermesini sağlar. Boy gösteremese de boynunu gösterir. Öte yandan matbu dergilerde sınırlı okunma imkânına sahip yazılar internet ortamında iktibas edildiğinde daha geniş kitle tarafından okunma şansı elde eder. Bugün matbu edebiyat dergilerinin aynı zamanda internet üzerinde de yayın yaptıklarını görüyoruz. Matbu dergiler keyfiyete elektronik dergiler kemiyete hizmet ederler.
Tülay Kale: Elektronik ortamdaki şiir siteleri hangi amaca hizmet ediyor? İnternetin edebiyatımıza kazandırdıkları ve kaybettirdikleri nelerdir?
Hüseyin Akın: Elektronik dergiler yukarıda da belirttiğim gibi yazma hevesini tatmin eder. Matbu dergilerden daha kolay organize edilebilir olduğundan periyot sorunu yoktur. Tashih sorunları kolay aşılır. Masrafsızdır. Dağıtım ve tanıtımla uğraşmanıza gerek kalmaz. Edebiyatımız elektronik ortam sayesinde okuyucuyla mesafe sorununu aşar, okuyucu sınırlarını genişletir. Teknik ve nicelik bakımdan olumlu katkıları vardır. Lâkin nitelik noktasında şimdilik aynı şeyleri söylemem mümkün değil. Zira internette yazmak kuma yazı yazmak gibi geliyor bana.
Tülay Kale: Türk toplumunda şair olmak nasıl bir vasıftır ki elektronik ortamda herkes şair olup parmakla gösterilmeyi bekliyor? İnternetteki şiirin ve şairin arınabilmesi için neler gerekli?
Hüseyin Akın: Pop sanat akımının öncü simalarından Andy Warhol’ün dediği gibi “Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak”. Modern dünyada herkes bu hevesle sabahlıyor. İnternet sadece edebiyat, şiir alanında değil müzik, spor, magazin ve eğlence gibi alanlarda görünür olmak isteyenler için bir imkân sahası. Milyonlarca kez tıklanan insanlar hep düşünü kurdukları şöhreti mevsimlik de olsa yakalıyorlar. Bizim toplumumuzda şiir söylenenden ziyade yazılan bir şey. Onun için bir adam, şiiri internette yayımlandığı andan itibaren kendini şair addediyor. Sapla samanı birbirinden ayırt etmenin yolu okuyucu bilinçlenmesidir. Niteliği egemen kılmaktır. Kötü şiire prim vermemektir.
Tülay Kale: Matbu ortamın dijital ortama doğru hızla kaydığı son yıllarda elektronik ortamda çoğalan / azalan şiirimizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Hüseyin Akın: Ben şiirimizin dijital ortama kaydığı fikrine katılmıyorum. Öyle bir şey olsaydı internet üzerinde yazılan ve yayımlanan şiirler gündeme gelir, yüksek sesle tartışılır veya yıllıklara konu olurdu. Oysa böyle bir dolaşım henüz yok. Aslında şiirin internete düşmesi pazara düşmesinden pek de farklı değil. Matbu dergiler gereksiz kayıt dışı okuyucuyu da bir nevi sınırlamış oluyorlar. Gelecekte nasıl olur bilmem; ama elle dokunulan, koklanıp okşanabilen sayfalar hiçbir zaman ömrünü tamamlamayacaktır. İnternet dericiliği matbu olanı yayma, duyurma ve tekrar etme gibi bir misyonu sürdürürse kanaatimce çok daha önemli bir görevi ifa etmiş olacaktır.