Din Dersinden Korkmak Ya Da Haritada Deniz Görüp Boğulmak

Hüseyin Akın

Millî Gazete

22 Nisan 2015

3 dk okuma

Çok enteresan, bazı partilerin seçim vaatleri arasında Din Kültürü derslerini kaldıracağız maddesi neredeyse ilk sırada yer alıyor. Din derslerinin yeniden, zamanın şartlarına göre yenilenerek programa konulması elbette konuşulmalı ve tartışılmalıdır. Bu derslerin ne verdiği ne aldığı da hiçbir komplekse kapılmaksızın masaya yatırılmalıdır elbet. Ama sadece Din Kültürü dersi mi Bir hoşnutluk anketi yapılsa mevcut derslerin en az yarısının kalkması gerektiği sonucuna ulaşabiliriz.

Din derslerinin kaldırılması partilerin seçim vaatlerinde yüksek sesle dillendiriliyorsa bunu ekmek gibi su gibi bekleyen bir kitle var demektir. Türkiye de gerçekten Din Kültürü derslerinin kaldırılmasını işsizlik, enflasyon, terör, ahlaki erozyon ya da hayat pahalılığı gibi ciddi bir sorun gören insanlar varsa encamımıza dair herkesin kara kara düşünmesi gerekir. Siyasi iradenin bu dersi şamar oğlanı olmaktan bir an önce kurtarması şarttır. Bu endişeyi anlamak mümkün değil.

Din dersleri insanı ne dindar yapar ne de dinsiz. Dindarlık müfredatla sınırlı değildir çünkü. Dinli ya da dinsiz bir şeyi bilmek ve öğrenmek nasıl olur da bir insan veya topluluk için tehdit unsuru olabilir, insanın hafsalası almıyor. Bilmek malzemedir, dileyen onu içselleştirip inanç haline getirebilir, dileyen de bildiğini hiç kullanmadan zihninde yığınak yapar. Kimse bilmediğine inanamaz; ama her bildiğine de inanmak zorunda değildir. Şimdi sormak gerekiyor din dersleri okullardan kalksın diyenlere, bunu hangi bilgiye dayanarak söylüyorsunuz İçinizden öyle gelerek söylüyorsanız şayet, bu bir inanca istinat etmektir.

Yani sizin inancınız başkalarının inanç konularını bilmelerine müsaade etmiyor. Şimdi bu insanlara sorsanız, ben bu satırlarla demagoji yapıyorumdur. Hiç öyle bir niyetim yok. Sadece sizi anlamak istiyorum. Özgürlük ise şayet bu talebinizden kastınız, kusura bakmayın ama bunu hiç de güzel anlatamıyorsunuz. Özgürlük istenirken bile özgür bir dile ihtiyaç duyar. Yok, eğer devrimci refleksse, bu da hiç inandırıcı değil. Çünkü devirdiğiniz şeyin yerine bir şey yerleştirmiyorsunuz.

Sadece sizin yaptığınız artistik bir hareketle tekme atıp tabureyi duvara çarpmaktır. Bu ülkede şartlanmış ateistlere, ehl-i keyf deistlere ve ikisi de olmayıp mesnetsiz Din Kültürü dersi karşıtlarına öğretemediğimiz bir şey var. Elbette herkesin inancı da inançsızlığı da kendine, dinsiz de olabilirsiniz tanrısız da. Kimsenin kalbine müdahale edecek ne yetkimiz ne de gücümüz var. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki din bilinmeden dinsiz, Tanrı bilinmeden tanrısız olunmaz.

Oldum işte diyenler Türk usulü ateist ve deist kategorisine dâhildir. Şimdi seçim vaatlerinde Din Kültürü Dersleri ni kaldırma vaadinde bulunan partilere soruyorum: Bir şeyi kaldırmaktan daha kolay bir şey yoktur. Yakın tarihimizde bunun çok talihsiz örnekleri vardır ki halkın hafızasında bunlar yerlerini hâla koruyor. Kaldırdığınız şeyin yerine ne koyacaksınız Ayrıca size danışmanlık eden kişiler Türk toplumunun kahir ekseriyetinin bu vaadinize nasıl karşılık vereceğini hatırlatmadı mı Sosyoloji bilinen siyaset ise yapılan bir şeydir bizim ülkemizde.

Bunun daha açık bir ifadeyle anlamı: Siyaset bilmeden yapılan bir şeydir bizim memleketimizde, demektir. Din bilmeden yaşanılan bir şey olduğu gibi. Bilmek o denli korkutuyor, tedirgin ediyor bizi. Coğrafya dersinde oğlum haritada deniz görür de boğulur diye endişe etmek gibi yersiz bir kaygı bu. Ya çocuğum Din Kültürü nde namaz konusunu öğrenir de sonra namaz kılmaya kalkarsa Ne de olsa din bilgisi kitapta durduğu gibi durmuyor, her an gençleri ayağa kaldırabilir.

Bununla da kalmaz ayağa kalkan gençler hazır ayağa kalkmışken kıbleye dönüp divana durabilir. Epeydir bu duruma bir ad koymak için düşünüp duruyordum, sonunda buldum: Korkuyu putlaştırmak! NOT: 23 Nisan Perşembe akşamı saat 20.00 de Kağıthane Belediyesi Gültepe Kültür Merkezi nde Eski ve Yeni, Dün ve Bugün konulu bir söyleşi gerçekleştireceğim. Müsait olan okuyucularımı beklerim. Çocuklara yer ayrılmıştır-

Kaynak: milligazete.com.tr →

2015 yazılarının tamamı

Bütün yazı arşivi