Nereden düştükse oradan kalkacağız
YazarHüseyin Akın
KaynakMillî Gazete
Tarih28 Ocak 2015
Süre3 dk okuma
YAKLAŞIK 200 yıllık batılılaşma serüveninin temel kompleksi hep kalkınma olmuştur. Kompleks ve isyanımızın en yalın ifadesi şu mısralarda hülasa edilebilir: Onlar niçin semada, niçin ben çukurdayım / Gülsün neden cihan bana ben yalnız ağlayayım / Yükselmek asumana ve gülmek ne tatlı şey/ Bir gün şu hastalıklı vatan canlanırsa,,,Ey .. Tevfik Fikret in Promete şiirinde ağlamaklı ses tonu ile şikâyet ettiği şey aynı şeydir: Batı gibi kalkınamamak, ileri gidememek!
Şair, Rusya imparatoru I. Nikolay ın ağır yenilgi ve toprak kayıpları sebebiyle Osmanlı imparatorluğuna yakıştırdığı ve sonra tüm Avrupa nın ortak kanaati haline gelen hasta adam yaftasını çoktan benimsemiş. Hasta adam Osmanlı nın Batıyı örnek alarak, Promete gibi kutsal ışığı (teknik ve uygarlığı) tanrı Zeus un elinden çalarak ancak dirilebilecektir. Bu prometeci anlayışın varacağı nokta aşkın olan her şeyin terk edilmesi ve ardından profanlaşmayla birlikte insanın yegâne kutsal haline getirilmesi yani hümanizmdir.
Batılılaşmayla beraber gelen kalkınma ideolojisi insanı es geçen, nesneyi ve eşyayı insana egemen kılan bir anlayışın adıdır. Tanzimat döneminin önemli şair ve devlet adamlarından Sadullah Paşa ve yine aynı dönemin fikir ve edebiyat adamı Beşir Fuat hep bu iman ettikleri terakki dini için kendilerini feda edip intiharla hayatlarını ve düşüncelerini noktalamışlardır. Dirilişe inanan insan eşya ve nesnenin geçici olduğunun bilincinde Üstat Sezai Karakoç un ifadesiyle nesneyi yoran adam dır.
Kalkınma ve aydınlanma ile tam tersi gerçekleşmekte, yani insan nesne tarafından yorulup yorgun düşürülmektedir. Yalnızlık ve çözümsüzlüğe terk edilen modern insanı içine düştüğü durumdan kim ve ne kurtaracaktır İşte doğru sorulması gereken soru budur. Soruyu yanlış sorduğumuzda sorunu da yanlış yerden kavramış oluruz. Öncelikle kalkınmanın kalkmak la mümkün olacağını bir teslim edelim. Kültür, medeniyet ve ekonomi alanında ayağı kaydırılarak düşürülen ve bununla da kalınmayıp o halde oraya buraya sürüklenen bir topluma kalk uyarısından evvel kalkın komutu vermek reva mı Önce kalk sonra bu kalkışın verdiği dinamizmle yola koyul ve bir daha düşme.
Kalkınmak bir daha düşmemek içindir. Ait olduğumuz medeniyet nezdinde terakki sadece teknik imkânlara ulaşmak değil daha da önemlisi insanın insan kalarak insanlık seviyesinde yükselmesidir. Kalkmak bir kıyam (diriliş) kalkınmak ayakların yerden kesilip yükselmesidir. Lale devrinden başlayıp Tanzimat la birlikte bütün içtimai hayatı kapsayacak şekilde yayılmacılık gösteren batılılaşma arzusu kalkmayı değil düşmeyi hızlandırırcasına devam ediyor. Ne Avrupa standartları, ne milli gelirden aldığımız pay ne de müzmin muhtaçlığımız hiç birisi bizi Batı nın gölgesini takip etmekten alıkoymuyor.
Bu rıza görüntüsüne bürünmüş bir yaşam şekli dayatmasıdır. Hayatı kolaylaştırmak vaadiyle servis edilen teknoloji bunu yerine getirmek adına hayatın asli unsurlarını, özünü ve ana fikrini kapı dışarı ediyor. Dayatılan teknoloji üç şeye hizmet ediyor: Unutma, Avutma, Eğlendirme. Dünyada bulunuş gayesini zihnin karamboluna getirme Batı teknoloji felsefesinin zihniyete dönük tarafıdır ki hafızanın unutma kabiliyetini artırır. Vaktin içini yine vakte ait olması gerekenle doldurmak yerine vakit boşluğuna ânın sarhoşluğunu yerleştirmek.
Yaşamak bir materyali kullanarak zaman geçirmektir artık. Çağdaş teknolojinin işe yararlık ilkesinden de önce gelen tarafı eğlendirici olmasıdır. Kolay, rahat ve ilginç olanın doğasında saklı olan bir özelliktir bu. Batı teknolojisi alet ve materyallerin bu özelliğini çok iyi keşfetmiş beyinler tarafından geliştirilmiştir. Bu üç özellik de Batı teknolojisinin Batı uygarlığından bağımsız ve tarafsız olmadığını göstermektedir. Millet olarak kendimize ait olmayan bir zemin üzerine düştük.
Düştüğümüz yer dönüştüğümüz yerdir. Önce kalkıp doğrulmalı, sonra da işaretlediğimiz noktaya doğru yürümek için ilk adımı atmalıyız Yiğit düştüğü yerden kalkar derler. Eşyaya uzanırken insanlıktan düştük. Bu demektir ki yine oradan-kendimiz olduğumuz yerden-kalkacağız.